Bilgi Üniversitesinde bir öğrencinin bitirme tezi olarak porno film çekip bunu medyaya taşıyarak oluşturduğu skandalla kısa yoldan şöhret olmasının bir benzerinin birkaç ay önce ABDde yaşandığını tespit ettik.
ABDnin önde gelen eğitim kurumlarından Duke Üniversitesinde, Karen Owen adlı öğrenci, seviştiği erkekleri değerlendirdiği sözde tez ve powerpoint sunum, medyaya sızınca Amerikan medyasının ve sonra da dünya medyasının gündemine girmeyi başarmıştı.
Skandalın ilk günlerinde, tezi kendi arkadaş çevresi için hazırladığını ifade eden Owen, sadece 3 arkadaşına email ile gönderdiğini dile getirerek, bu görsel ve yazılı çalışmanın nasıl bir anda milyonlara ulaştığını anlamadığını iddia etmişti. Owenın bu savunması, kendisini medyanın çoğunluğunun ilk günler bir özel hayat mağduru konumunda değerlendirmesine yol açtı. Ancak çok geçmeden Owenın yüklü miktarda çek karşılığında kitap ve film sözleşmeleri imzaladığı haberleri medyada havayı değiştirdi.
Medyada, Owenın 13 erkek üzerindeki çalışmasını bilerek sızdırdığı şüphesi güçlenirken, Owenın kısa yoldan şöhret olmak için oldukça bayağı bir yol seçtiği görüşünü dile getirenler çoğalıyor. Bazı yazarlar ve medya organları ise, gençleri bu tür moral dışı amaçların oyuncağı yapan sosyal kültür sorgulanıyor. Son olarak, ABDnin en önde gelen ve en etkili dergilerinden biri olan The Atlantic dergisinin piyasaya yeni çıkan Ocak- Şubat sayısında, Owen skandalı ekseninde, Owenın öğrencisi olduğu ve son yıllarda öğrenci skandallarıyla sık sık gündeme giren Duke Üniversitesi aleyhinde oldukça sert bir eleştiri yazısı yayınlandı. Feminist yaklaşımıyla öne çıkan ve aynı zamanda ABDnin önde gelen sosyal yaşam eleştirmenlerinden biri olan Caitlin Flanaga, Duke Üniversitesinin rizikoları başlıklı analizinde, Duke Üniversitesinin, hala 1980li yılların üniversitelerinde yaygın para kazanmak için herşey yapılabilir sorunlu sosyal çevresini aşamadığını kaydederek Owenın da bu anlayışın ürünü olduğunu savundu.
Özellikle genç üniversiteli kızlar arasında alkolizmin ürkütücü şekilde katlandığına dikkat çeken Flanaga, Owenın da medyaya yansıyan F..k List tez çalışmasında detaylarıyla anlattığı ilişkilerinin tümünde alkolün oynadığı rolün altını çizdi. Psikolog Leonard Saxın üniversite çağındaki kızların sağlıklarına çok ciddi bir tehdit oluşturan yaşam tarzlarını analiz ettiği Girls on the Edge (Uçurumun kıyısındaki kızlar) adlı kitabına atıfla, üniversiteli kız alkoliklerin oranının son yıllarda 4 kat artarak erkek alkolik sayısının geçtiğini kaydeden Flanaga, Alkolun kızların beyin ve diğer hücrelerine erkeklere yaptığından çok daha büyük etki yaptığının kız öğrencilerce yeterince bilinmediğini vurguladı.
Üniversite rektörleri Mortaş İnisiyatifi kurdu
Üniversite öğrencileri arasında alkolizmin ve bunun getirdiği sorunların başedilemez boyuta geldiğini düşünen ABD Üniversite rektörleri, ortak bir imzayla, 2008 yılında Amethyst Initiative (Mortaş İnisiyatifi) adlı bir ortak hareket başlatmışlardı. Eski Yunan ve Romada takanları sarhoşluktan koruduğuna inandığı için mor taşa, amethustos (sarhoş etmeyen) adını vermişlerdi. Adını bu gelenekten alan Mortaş İnisiyatifi, ABDde alkollü içki satım ve tüketimini 21 yaşa çıkaran 1984 tarihli Federal yasaya henüz uydurmamış eyaletlere karşı lobi çalışması yapıyor. Rektörler ayrıca birkaç yıldır, otoyollar fonundan yüzde 10un, üniversite gençliğini alkole karşı bilinçlendirme kampanyaları için ayrılması gerektiğini savunmaya başladı.
ABDde ve Türkiyedeki iki skandalın farkları
ABDdeki üniversitede porno skandalını, Bilgi Üniversitesindeki olaydan bazı farklı yönleri de bulunuyor. Karen Owen çalışmasına her ne kadar tez dese de bu üniversiteye resmen sunulmuş bir çalışma değil.
ABDdeki skandal, üniversitede akademik özgürlük tartışmasına ya da üniversitede özgürlük testi iddiasına hiçbir şekilde konu olmadı. Karen Owenı destekleyenlerin çoğunluğu da, kişisel bir emailin medyaya yansıtılmasını eleştirme, özel yaşama saygı noktasında destekte bulunuyor. Yaptığını destekleme noktasında değil…
Karen Owen, daha 4 ay geçmeden, internette hiçbir şeyin silinmediğini, ve gelecekte çocuklarının da bunları okuyacağını anlamaya başladığını ifade ederek, bütün samimiyetimle söylüyorum, bunu yaptığıma çok pişmanım açıklaması yaptı.
(Haber 7)
ProjeKent 2011de yeni olanakların ve fikirlerin ortaya çıkarılması, proje yarışmalarıyla öğrencilerin yaratıcılıklarını uygulamaya dökmelerinin sağlanması, Türkiye’de öğrenim gören 2 milyon üniversite öğrencisine ulaşıp, Ar-Ge çalışmalarına teşvik edilmesi, üniversite öğrencilerinin laboratuvarlarda daha fazla vakit geçirmeleri amaçlanıyor.
Toplam 4 ayrı şirketten; 3 yazılım, 1 elektronik ve 1 haberleşme projesi yapma şansı sunuluyor.
Şirketler:
Bizitek (An Ericsson Company)
Arçelik
Gerger Consulting
Airties
Her bir projenin ayrı ödüllendirmesi olurken, yarışmaya katılanlar toplamda 30 000 TLye ulaşan ödül ve hediyeler ile birlikte uğraşmanızın karşılığını olarak çeşitli işe alım ve staj gibi ödüllerle de mükafatlandırılıyorlar.
Ödüller her bir proje için 3 kişi ile sınırlı olurken, proje yarışması jürisi, Ar-Ge ile ilgilenen akademisyenlerden ve firma yetkililerinden oluşuyor. Her proje konusunun ödülleri jüri tarafından değerlendirilip 5-6-7 Nisan 2011′de İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezinde yapılacak büyük etkinlikte ProjeKent 2011de düzenlenecek törenle verilecek.
15 Şubat 2011′e kadar başvuru yapılması gereken yarışmada projelerin son teslim tarihi de 15 Mart 2011 olarak belirlendi.
ProjeKent 2011de baştan sona Ar-Ge’nin anlatıldığı Ar-Ge sunumları dizisi, öğrencilerin birebir projelerle ilgilenebilecekleri proje atölyeleri, mühendislerle birebir çaylı sohbetler, şirketlerin ve öğrencilerin projelerini sergileyecekleri proje fuarı etkinlik süresince tüm Türkiye’den gelen katılımcılarla buluşacak.
Haber 7
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi’nin açılışı için geldiği Konya’da gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Özcan, ÖYP kapsamında akademisyen alımının ihtiyaç ölçüsünde her yıl devam edeceğini belirtti. Bu sene ÖYP kapsamında geçtiğimiz yıldan daha fazla araştırma görevlisi alacaklarını dile getiren Özcan, Bu yıl 2 bin 500 kişi alacağız. Hükümetin vermiş olduğu kadro tahsisatına uygun olarak alıyoruz. Yeni kurulmuş üniversiteler için ayrı kadro veriyorlar. Eski yerleşik üniversiteler için ayrıca kadro veriyorlar. İhtiyacımıza göre artarak devam edecek. dedi.
Lisansüstü eğitimdeki öğrencilerin dil sınavlarının zorluğundan şikâyetçi olduklarının hatırlatılması üzerine YÖK Başkanı Özcan, Ülkemizde hemen hemen her şeyi başardık. Ancak dil öğretimini başaramadık. Bu, cumhuriyet döneminden beri en geri kaldığımız alanlardan biri. diye konuştu.
Dil öğrenimindeki çıtayı yukarı yükseltmeleri için öğrencilere destek olacaklarını anlatan Özcan, Çıtayı aşağı düşürmemiz söz konusu olamaz. Hele hele akademisyenlerimiz için hiç söz konusu olamaz. Çünkü biz iyilerin en iyilerinin akademisyen olmasını istiyoruz. ifadelerini kullandı.
CİHAN
Levent İçgen’in haberi
Geç kaldığı için Jaguarla gitmiş! VATANa konuşan Protestocu öğrencilere polisin uyguladığı orantısız güç tartışmaları sürerken Çankaya Köşkü, önceki gün üniversite öğrencilerini konuk etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Köşkte 11 üniversitenin öğrenci temsilcisine yemek verdi. Gül içeride temsilcilerle yemek yerken, dışarıda da bir grup öğrenci de yemeği protesto etti. Protestocu grubun temsilcileri de Köşke alındı, ancak Gülün sofrasına oturamadı. Bu öğrenciler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen ile görüştürüldü. Gül ile yemek yiyen öğrenci temsilcileri, protestocu öğrencileri marjinal, protestocu öğrenciler ise yemekteki öğrencileri cemaatçi olarak nitelendirdi.
Eylemciler taksiyle gitti
Protestocu öğrenciler, aralarında topladıkları parayla taksiye binerken temsilcilerinden birinin Köşke Jaguarla gelmesi dikkat çekti. Üstelik direksiyonda da bir şoför vardı. Bu öğrenci 24 yaşındaki Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Alper Yasin Altıneldi. VATANa konuşan Bilkentli öğrenci, Jaguarının gündeme gelmesinin traji komik olduğunu söyledi…
Şoför değil arkadaşım
Köşkteki davete geç kalmıştım. Trafiğin yoğun olacağını düşünerek, ilk planda taksiyle davete gitmek istedim. Ancak geç kalacağımı düşünerek, ODTÜden bir öğrenci arkadaşıma beni götürmesi için rica ettim. Benim arabamı o kullandı. Yanlış anlaşılabilir diye özellikle de Köşkün giriş kapısının uzağında arabadan indim.
Anadolu çocuğuyum!
2006 model Jaguar xtype marka siyah renkli otomobilimin şu anki piyasa değeri yaklaşık 15 bin euro (30 bin TL). Otomobilin ilk sahibi benim. Yaklaşık 4 yıldır bu arabaya biniyorum. Bunun çok büyük bir rakam olmadığını düşünüyorum. Ben burjuva değilim, Allahın Anadolu çocuğuyum.
Kirada oturuyorum
Babam Nihat Altınelin Kütahyada kulak-burun-boğaz doktoru (Özel Tavşanlı Tıp Merkezinin kurucu ortaklarından). Lise de dahil Kütahya Tavşanlıda devlet okullarında okudum. Şu an Bilkentte Siyaset Bilimi son sınıf öğrencisiyim. Nihayetinde babamın doktorluktan elde ettiği gelirle geçiniyoruz. Okula yıllık yaklaşık 18 bin lira ödüyoruz. Babam bu parayı ödemekte zorlanıyor. Bilkentte açıköğretimde okuyan kız kardeşimle 800 liraya kirada oturuyoruz.
Gece hayatım yok
Geceleri çok eğlenmeye çıkmam. Çok para da harcamam. 2 yıldır gece gündüz konseyde öğrenciler için çalışıyorum. Biz 5.500 öğrencinin oyunu alarak seçildik. Biz öğrencilere yapılan orantısız güç kullanımı ve üniversitelerde yaşanan sorunları dile getirmek için o davete katıldık. Bunları da ifade ettik. Ancak sırf otomobilimizden dolayı bir ayrımcılık yaratılması beni çok üzdü. Benim oraya ne marka araçla gittiğimden çok, neler anlattığım önemli.
Bilkentin imajı yanlış
Bilkentliler için Gezip, tozan çocuklar diyorlar. Bilkent, öğrenci konseyi seçimlerine en çok katılımın olduğu bir üniversitedir. Üniversitemizde okuyan 12 bin öğrencinin üçte biri burslu. Akademik başarıda dünyada. 112nci sıradayız. Yani Bilkente öğrenciler akademik başarısından dolayı geliyorlar. Bize yapıştırdıkları imajı kabul etmiyoruz.
30-50 BİN TL ARASINDA
İngiliz asilzadelerinin tercihi olan Jaguarın 2006 xtype modelinin piyasa fiyatı, 30 ile 50 bin lira arasında değişiyor.
GÜLDEN YÖK BAŞKANINA TALİMAT: Çocukların sorunlarını çözün
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Sofrasında öğrenci temsilcilerinden dinlediği sorunları dün YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcana aktardı ve bu sorunların çözülmesi talimatını verdi. Alınan bilgiye göre Gülün, Özcanı kabulünde, öğrencilerin dile getirdiği sorun ve şikayetler ele alındı. Gül, öğrencilerden dinlediği ve not aldığı sorunları Özcana aktararak,bu sorunların çözülmesini istedi. Cumhurbaşkanı Gül, bu yöndeki çalışmaların takipçisi olacağını da söyledi.
2010-2011 öğretim yılı için üniversiteye girişte uygulanacak sınav sisteminin birinci aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) 18 Ocak’ta başlayan başvurular 12 Şubat’ta bitiyor.
Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğünün ”Milli Kahramanlar Bizim Sınıfta” projesiyle anaokulu çağındaki çocuklara, yönelik yeni bir proje başlatıyor…
Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu, kontenjanı 30 bin artırarak, burs alacak öğrenci sayısını 117 bine çıkardı.
Yozgat’ta bedensel, zihinsel engelli ve otistik çocukların da eğitim gördüğü Kanuni Sultan Süleyman İlköğretim ve İş Okulu tarafından hazırlanan proje AB tarafından kabul edildi
Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Murat Çakmak, ”Türkiye’nin en büyük mühendislik fakülte binasına sahip olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi
Danıştay’ın iptal kararından sonra katsayı sorunun çözüme kavuşturmak amacıyla yeni formülü açıklamak üzere toplanan YÖK’ün Genel kurulu sona erdi. YÖK Başkanı Özcan gelinen durumla ilgili açıklama yaptı.