Ezel disinde büyük hata!

Ezel disinde büyük hata!

Ezel dizisinde Temmuz karakterinin Azad’ı markette sıkıştırdığı sahnede sağ el işaret parmağı tetiğin üzerindeydi…

 Ancak Ezel’in müdavimleri daha önceki bölümlerden iyi biliyor ki, Kerpeten Ali, Temmuz’un sağ el işaret parmağını kesmişti…

 Temmuz’un işaret parmağına senaristlerin ilerleyen bölümlerde nasıl bir numara çekeceği merak ediliyor.

 
 

İHA

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

Çok konuşulan Hürrem Sultan’ın anıtı

Çok konuşulan Hürrem Sultan’ın anıtı

Hürrem Sultan ya da Hürrem Haseki Sultan’ın doğum adı Aleksandra Lisowska, Avrupa’da tanındığı ad ise Roxelana. Osmanlı padişahı I. Süleyman’ın eşi ve sonraki padişah II. Selim’in annesidir.

Lehistan Krallığı’nın (Bugünkü Polonya)  sınırları içerisinde bulunan Rohatyn’de 1506′da doğdu. 1558′de istanbul’da öldü.

Hürrem sultan, Osmanlının en güçlü hükümdarlarından Kanuni Sultan Süleyman’ın  eşidir.  Osmanlı sarayında en etkin güçlerden biri haline gelen nadir ‘’Haseki Sultan’’ larındandır.

Hürrem Sultan Avrupa’da, Türkiye’de ve batıda birçok resim, müzik ve bale gibi tarihi çalışmalara konu olmuşt (Joseph Haydn’in 63. senfonisi). Eserler Ukraynalılar tarafından yazılmıştır ama genelde İngilizce, Almanca ve Fransızcadır.

Hürrem Sultan’ın doğduğu yer olduğuna inanılan Ukrayna’nın Rohatyn kentinde bir Hürrem Sultan anıtı bulunuyor. 2007 yılında, Ukrayna’daki bir liman kenti olan Mariupol’daki Tatarlar Hürrem Sultan’ın onuruna bir de müze açmış.
 
 

İHA

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

3 boyutlu ‘Star Wars’ın gösterim tarihi belli oldu

3 boyutlu ‘Star Wars’ın gösterim tarihi belli oldu

Avatar’la beraber üç boyutlu filmler büyük ilgi görmeye başlayınca yapımcı şirketler de hem yeni birçok üç boyutlu filmi yayına soktu, hem de eski popüler filmlerin tekrar üç boyuta çevrilip yayınlanacağı haberleri gelmeye başladı.

20th Century Fox stüdyosu bu furyadan nasibini alan ‘Star Wars’un üç boyutlu versiyonu için gösterim tarihini açıkladı.

Serinin ilk filmi ‘The Phantom Menace’ bundan yaklaşık bir yıl sonra 10 Şubat 2012′de sinemalarda yayınlanacak. Ardından diğer beş film de sırayla üç boyutlu olarak gösterime girmeye devam edecek.

‘Star Wars’ sinema tarihinin üç boyuta çevrilerek tekrar sinemalarda gösterilmeye başlanan ilk filmi olacak.

 
 

İHA

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

İTO’dan sinema endüstrisi için dev adım

İTO’dan sinema endüstrisi için dev adım

İTO’nun, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği ”Türkiye’de Film Endüstrisinin Konumu ve Hedefleri” araştırmasının sonuçları düzenlenen toplantıyla açıklandı.

Toplantıda konuşan Kuralay, İTO’nun sinema sektörüyle ilgili yaptığı çalışmaları anlattı. Kuralay, sektörle ilgili ulusal ve uluslararası bütün organizasyonları takip etmeye çalıştıklarını belirterek, ”2012′de İstanbul’da uluslararası büyük bir film marketi organizasyonu yapmayı hedefliyoruz. Bunun çalışmalarını yapıyoruz” dedi.

Özellikle son 10 yılda Türk filmlerinin uluslararası festivallerde büyük başarı gösterdiğini ifade eden Kuralay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Türk filmciliğini diğer sektörlerden ayıran bir özellik var. Klasik sektörlerde üretici ve tüketici arasındaki ilişki ürettikten sonra tüketim aşamasına kadar gidiyor. Ancak kültür endüstrisinin ürünleri sadece üretici ile tüketici arasındaki ilişkiyle sınırlı değil. Kültür ürünleri aynı zamanda bir kamuoyu oluşturmak açısından, tüm kitleleri ve toplumları etkilemek açısından ayrı bir önem arz ediyor. Bu nedenle film sektörü stratejik bir sektör ve ayrıca desteklenmesi gereken bir sektör. Yurt dışına çıktığımız zaman özellikle Ortadoğu’da, Orta Asya’da ve Balkan ülkelerinde bize Türk dizilerini ve oyuncularını soruyorlar. Bu müthiş bir gelişme.”

Kuralay, daha iyi filmler üretebilmek için kamu, özel sektör ve temsilcilerinin desteklerini sürdürmesi gerektiğini vurgulayarak, sektörün yapım kalitesi, dizilerin uzunluğu, telif hakları, korsan gibi sorunlarını çözebilmek için herkesin güç birliği yapması gerektiğinin altını çizdi.

-ARAŞTIRMA SONUÇLARI-

Toplantıda, proje yöneticisi Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver de araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

Tanrıöver, araştırmanın 12 il merkezinde son bir yılda en az bir kere sinemaya giden ve haftada en az bir dizi izleyen bin kişilik iki grupla gerçekleştirildiğini söyledi.

Araştırmaya göre, yerli filmlerin pazar payları açısından Türkiye, Avrupa’da birinci sırada yer alıyor.

Son 6 yılda 1 milyonun üzerinde gişe başarısı elde eden toplam 29 filmin ağırlıklı olarak komedi ve dram türünde olduğu belirlenen araştırmaya göre, ana oyuncuların ezici çoğunluğu da televizyon yıldızı.

Katılımcıların yüzde 61′i alışveriş merkezlerindeki sinema salonlarını tercih ederken, sinema salonu tercihinde yaklaşık yüzde 34′lük oranla yakınlık belirleyici oluyor.

Araştırmada, Türkiye’de kişi başına düşen bilet sayısının iki yılda bir bilet olduğu tespit edildi.

Vizyona giren filmler arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli filmlerin oranının 2006-2010 yılları arasında yüzde 22 olduğu belirlenen araştırmaya göre, Bakanlığın Sinema Destekleme Kurulunun destek miktarı geçen yıl yaklaşık 9 milyon TL olarak gerçekleşti.

Araştırmaya göre, üç ilde hiç sinema salonu bulunmazken, tek sineması olan şehir sayısı da 15.

2009 yılında vizyona giren 70 yerli filmin toplam izleyicisinin 18 milyon 849 bin 417 olduğu belirtilen araştırmaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Destekleme Kurulu tarafından desteklenerek vizyona giren 27 filmin toplam izleyici sayısı toplam rakamın yüzde 8′ini, 2009′da en çok izlenen film olan ”Recep İvedik 2”nin izleyici sayısı ise yüzde 23′ünü oluşturuyor.

Katılımcıların yüzde 72′si dizileri ailesiyle birlikte izliyor, araştırmaya katılanların üçte ikisi de yerli dizileri uzun buluyor.

Türkiye film endüstrisinin ekonomik ve sosyo-kültürel anlamda stratejik bir endüstri olduğunun saptandığı araştırmada, öncelikli hedefler; endüstrinin kurumsallaşması yönünde ‘Türkiye Sinema Kurumu’nun oluşturulması, sektörün asgari endüstriyel koşullarının sağlanması yönünde fikri haklar ve çalışma koşullarına yönelik düzenleme ve uygulamaların hayata geçirilmesi, sektör içi iş bölümü ve ilişkilerin düzenlenmesi yönünde paylaşımcı, dayanışmacı, tamamlayıcı bir endüstriyel yaklaşımın benimsenmesi ve korsanla mücadele edilmesi olarak sıralandı.

AA

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

Yeşilçam Ödülleri sanat dünyasını ikiye böldü

Yeşilçam Ödülleri sanat dünyasını ikiye böldü

28 Mart’ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek ödül töreninde 13 dalda ödül dağıtılacak.

BİROY, BSB, FİYAB, SE-SAM, SETEM, SEYAP, SİNEBİR, TESİYAP adlı sinema meslek birlikleri ise Yeşilçam Ödülleri’ni boykot etme kararı aldı. Meslek birlikleri aynı zamanda boykot kararını deklare ettikleri üyelerinin törene katılmalarını da yasakladı. Yeşilçam Ödülleri’ne katılanların meslek birliklerindeki üyeliği iptal edilecek. Adı geçen sinema meslek birlikleri, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’na sızdıracakları ajanlarla ödül törenine katılan üyeleri rapor edecek.

Ödüllere aday olan ünlüler arasında Cem Yılmaz (En İyi Erkek Oyuncu – Av Mevsimi ortak yapımcısı), Demet Evgar (En İyi Kadın Oyuncu), Demet Akbağ (En İyi Kadın Oyuncu), Güven Kıraç (En İyi Erkek Oyuncu), Zafer Algöz (En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu) gibi isimler de bulunuyor. Törene davetli olarak katılan meslek birliği üyeleri de ajanlarla belirlenecek.

‘ADİL DAĞITILMIYOR’

Meslek birlikleriyle Yeşilçam Ödülleri arasındaki gerginliğin nedeni ödül dağıtımının adil yapılmadığı iddiasıyla başladı. Sekiz sinema meslek birliği, geçtiğimiz günlerde aldıkları ortak kararla Yeşilçam Ödülleri’ne destek vermemeyi kararlaştırmış ve şu açıklamayı yapmıştı:

“Bu yıl 4. kez yapılacak olan Yeşilçam Ödülleri, önceki yıllardaki yapıcı önerilerimizi ciddiye almamıştır. Üzüntüyle görmekteyiz ki bu yıl da birçok eksiği bulunuyor. Yeşilçam Ödülleri, önümüzdeki yıldan itibaren meslek birlikleri tarafından düzenlenecektir”

Engin Yiğitgil: ‘Bizden başkası düzenleyemez’

Yeşilçam Ödülleri’ni düzenleyen TÜRSAK (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı) Başkanı Engin Yiğitgil sinema meslek birliklerinin bu açıklamasına tepki göstererek “Yeşilçam Ödülleri’nin jüri üyelerinin tabanını zaten sinema meslek birliği üyeleri oluşturuyor. İsim hakkı 10 yıllığına bize ait. Bizden başkası düzenleyemez” demişti.

 
 

İHA

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

Said Nursi’nin Türk destanı: Hür Adam

Said Nursi’nin Türk destanı: Hür Adam

Ersin Çelik’in haberi

Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatının anlatıldığı ”Hür Adam-Bediüzzaman Said Nursi” filminin basın gösterimi yapıldı. 7 Ocakta vizyona girecek filmin basın gösterimi, Cevahir Megaplex Sinemaları’nda yapıldı.

Gösterimi, Said Nursi’nin hatta kalan son öğrencilerinden ve dava arkadaşlarından Salih Özcan, sinema yönetmenleri Atilla Dorsay ile Mesut Uçakan, Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ali Murat Güven, Haber 7 Genel Yayın Yönetmeni Yaşar İliksiz, Mehtap TV Yayın Yönetmeni Hedis Alıcı, Said Nursi’yi canlandıran Mürşit Ağa Bağ’ın yanı sıra ve çok sayıda basın mensubu da izledi.

Filmin yapımcısı ve yönetmeni olan Mehmet Tanrısever, gösterimden önce yaptığı açıklamada, “20 yıllık bir yönetmenlik hayatım var. Said Nursi gibi çok önemli bir şahsiyetin hayatını anlatan filmi çekmek gurur verici” dedi. 

KÜRT SAİD’İN “TÜRK KARDEŞLİĞİ” VURGUSU

Filmde, çoğu zaman kadar Güneydoğu’daki ayaklanmayı başlatan Şeyh Sait’le karıştırılan ve “Kürt Said” olarak da anılan Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ise ilk dönemlerinin önemli kanaat önderlerinden İslam alimi Said Nursi’nin Türk kardeşliği ve Cumhuriyeti sahiplenmesi ön plana çıkarıldığı gözlemlendi. Said Nursi filmde talebelerine Türk kardeşliğini vurgularken “Bana hiç bir gerçek olan Türk zalimlik yapmadı, işkence yapmadı” diyor.

ATATÜRK FETVADA İÇKİ VE KIYAFET ESNEKLİĞİ İSTİYOR

Said Nursi’nin çocukluğundan, Şark Cephesi’nde düşman askerlerine karşı Bölge halkını toparlaması, sürgün hayatı ve yargılanma süreçlerinin ele alınıdığı filmden en dikkat çeken sahnelerden birisi ise Atatürk ile girdiği tartışma. Atatürk’ün, inkılaplara destek vermesi, içki ve kıyafet konusunda esnek fetvalar vermesi yönündeki istekte bulunması karşısında Said Nursi, yerinden kalkarak odayı terk ediyor. Said Nursi’nin yargılandığı sahnede savunmasını yaparken Mustafa Kemal Atatürk’ten “Merhum Paşa” diye bahsetmesi dikkat çekiyor.

TANRISEVER SAİD NURSİ’Yİ KARŞILIYOR

Filmin final sahnesinde Said Nursi’yi Şanlıurfa’da karşılayan kalabalığın arasında yer alan Yönetmen Mehmet Tanrısever, Bediüzzaman ile sohbet ediyor. Haber 7’ye yaptığı açıklamada daha önce çektiği filmlerde de kısa sürelerde rol aldığını belirten ve Hür Adam’daki sahnesinin çok özel olduğunu kaydeden Tanrısever, “Çekim esnasında kendiliğinden gelişen bir süreçti. O anda oynamak istedim. Rol icabı da olsa Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini karşılama onuruna nail oldum.” diye konuştu.

“SAİD NURSİ İSYANCI OLARAK BİLİNİYOR”

Hür Adam’ı Nur talebelerine ithaf eden Tanrısever film hakkındaki düşüncelerini ise şöyle aktardı: ”Said Nursi bilinmiyor. Said Nursi, bir zalim gibi, bir isyancı gibi biliniyor Türk toplumunda. Onun misyonunu, düşüncelerini, fikirlerini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak istiyorum. Filmi izleyenler, onun ne kadar hümanist, ne kadar gerçekçi, ne kadar sevgi dolu ve ne kadar merhametli olduğunu görecekler. Böyle bir insanı tanıtmak benim için büyük bir şeref”

Çekimlerin 15 ay sürdüğünü, filmde 1000′den fazla kostüm ve 2 bin 500 objenin kullanıldığını anlatan Tanrısever, müziklerin Prag’da, ses işlemlerinin ise İngiltere’de yapıldığını söyledi.

ATATÜRK’LE TARTIŞMA SAHNESİ

Said Nursi’nin Atatürk ile tartışma sahnesini değerlendiren Yönetmen Mehmet Tanrısever, “Said Nursi ile Mustafa Kemal Atatürk yeniliklerle ilgili düşüncelerini karşılıklı söylüyorlar, tartışıyorlar” dedi. Filmin, Türk-Kürt kardeşliğini anlattığını belirten Tanrısever, filmi Fethullah Gülen’in izleyip izlemediği sorusunu da, ”Evet, izledi ve beğendi. Birkaç sahne ile ilgili düşüncelerini söyledi, değişiklikleri yaptık. Filmi ona ithaf etmiştim, istemediği için kaldırdım. Filmin başında ayetler de vardı, onları da kaldırdık” şeklinde cevap verdi. 

YAŞAR İLİKSİZ’İN NOTU: 10 ÜZERİNDEN 7

Filme sanatsal anlamda 10 üzerinden 7 notunu veren, Haber 7 Yayın Yönetmeni Yaşar İliksiz, “Film genelde başarılı.  Her yönüyle önemli çağın ve geleceğin icaplarını iyi analiz edip, tavrını ona göre belirlemiş büyük bir alimin hangi özelliklerinin öncelenmesi gerektiği açısından tabi ki eleştiriye açık olmaya mahkumdu… Herkes baktığı yere göre “Şurası kesin olmalıydı, bu açıdan eksik” diyecektir kuşkusuz ama ortaya ne çıkarsa çıksın bu tarz eleştiriler kaçınılmazdır.” dedi.

“KÜRT YİĞİDİ’NİN DESTANI”

“Filmi bu hali ile bir Kürt yiğidinin yazdığı Türk destanı olarak özetleyebilirim” diyen Yaşar İliksiz film hakkındaki genel görüşü şöyle: “Ben siyasi çizgisinin gideceği yön konusundaki vurguyu garipsedim. Onun haricinde filme emeği geçenleri gerçekten tebrik etmek gerekiyor…  Çünkü Said-i Nursi’nin ne kadar Kürt ne kadar Türk olduğu konusundaki siyasi polemiğinin içinden başarı ile sıyrılmış… Filmi bu hali ile bir Kürt yiğidinin yazdığı Türk destanı olarak özetleyebilirim. Filmin Atatürk’e bakışını merak ediyordum. “Merhum Paşa da biliyordu” ve “Ankara’nın kafasını çok karışık gördüm” cümleleri Nursi’nin Mustafa Kemal olgusuna ve Cumhuriyet’in varlığına bakışının kesinlikle doğru teşhis edildiğini gösteriyor… Ankara’daki müzakerenin senaryonun kurgusundaki yerini beğendim ama tartışmanın içeriği benim edindiğim bilgilere göre daha sertmiş, o açıdan yumuşak buldum…

Filmde, Nursi’nin hayatındaki olağanüstülüklerin, doğal şartlar içerisinde sunumu Nursi’nin Allah’ın mucizelerini yorumlamasıyla örtüşmesi de beni  sevindirdi. İlahi yardımların insana Allah tarafından doğal şartlar oluşturularak ulaştırılmasının ihmal edilmemesine sevindim… Bana göre filmin en başarısız yeri “Zındıka Komitelerinin” somutlaştırılmasıydı. Çok karikatürize kalmış tipler… Ama o kadar kusur kadı kızında da olmuş. Dediğim gibi çok zor ve cesaret gerektiren yükün altından başarı ile çıkılmış… İleride daha çok sayıda Nursi’nin hayatını eksen alan pek çok film seyredeceğiz… Hür Adam bu yolda atılmış ilk ve dolayısı ile en zor adımdı. ”

BEĞENİ ÖLÇÜLERİMİN ÜSTÜNDE

Gösterimden sonra film hakkında yorum yapan Yeni Şafak gazetesinin sinema eleştirmeni yazarı Ali Murat Güven, özellikle Said Nursi’yi canlandıran Mürşit Ağa Bağ’ın oyunculuğuna dikkat çekti. Bağ’ın rolüyle adeta özdeşleştiğini kaydeden Güven, oyuncuyu basın mensuplarının önünde tebrik etti. Güven film hakkında ise şunları kaydetti: “Benim beğeni ölçüm farklıdır. Eleştirdiğimi sert eleştirir, beğendiğimi ise sahiplenirim. Hür Adam’ı çok beğendim. Beğeni ölçülerimin de çok ötesinde. Özellikle birkaç sahnesinde gözyaşlarım aktı. Umduğumun da ötesinde bir film olmuş. Türkiye’deki dindar yönetmenlerin bir çabaları var. Ellerinden geldikçe içinde bulundukları toplumu doğru bir şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Her günü çile ve ızdırapla doluyken böyle bir filmden hareketli sahneler beklenmemeli. İzleyicilerimiz her filmden bir Avatar ve Matrix tadı almaktan vazgeçmeli.”

Haber 7

29 Aralık 2010
Okunma
bosluk
yurttaş haber, gündem, sanat, medya, kültür Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabı
reklam
reklam

Login