CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay ve MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, TBMM Danışma Kurulu toplantısının ardından, ayrı ayrı yaptıkları açılamalarda, demokratik açılımın TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandığı dünkün oturumda verilen arada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin arasında geçtiği belirtilen diyalogu eleştirdiler ve bu olaydan dolayı, Meclis Başkanı Şahin’i istifaya çağırdılar. CHP’li Okay, şunları söyledi:
“BAŞBAKAN MECLİS BAŞKANI’NIN AMİRİ DEĞİLDİR”
“Başbakanın, Meclis Genel Kuruluna ara verildiğinde, TBMM başkanını, bazı grup başkanvekilleri ve Başkanlık Divanı üyelerinin yanında azarlamış olması TBMM’ye hakarettir. Bu koşullarda Sayın Meclis Başkanı, artık görevini yapamaz haldedir, öncelikle Meclis Başkanına yakışan, derhal görevinden istifa etmektir. Çünkü Başbakan, Meclis Başkanının amiri değildir.”
“SAYIN BAŞBAKAN’IN TAVRINI KINYORUZ”
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise, yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’i azarladığı iddia edilen diyaloglara şahit olmadığını söyledi. “Söylendiğini kabul ederek, MHP olarak biz de Sayın Başbakanın bu tavrını kınıyoruz” diyen Şandır, Erdoğan’ın, azarlar mahiyette sözler söylemişse özür dilemesi gerektiğini kaydetti. Şandır, “Meclis Başkanı böyle bir azarlanmaya razı oluyorsa, Meclis Başkanlığı’ndan istifa etmesini biz de talep ediyoruz” dedi.
Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, “Mavi Akım Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı” projesiyle ilgili 2000 yılında TBMM Genel Kurulunda yapılan kapalı oturumun tutanaklarının yayımlanması için TBMM Başkanlığına başvurdu.
Yılmaz, başvurusunda, TBMM Genel Kurulunda, dün, “demokratik açılım”la ilgili öngörüşlerin yapıldığı oturumda, AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın sözlerine işaret etti.
Kılıç’ın, “Mavi Akım Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı, Rusya’dan Türkiye’ye enerji getiren nakil hatları ve Türkiye’nin enerji politikaları konuşulmuş. İktidarda kim var? DSP-MHP-ANAP koalisyonu… Genel Görüşme nasıl yapılmış? Kapalı oturumda yapılmış. Tutanaklar 10 yıl dolmadığı için hala gizli. Şimdi soruyorum: O Genel Görüşmede Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin hangi menfaatlerini, kaç paraya, kime sattınız?” ifadeleri ile bizzat görevde bulunduğu döneme ait ağır ithamlarda bulunduğunu belirtti.
Yılmaz, “Söz konusu döneme ait Mavi Akım ve Enerji Politikaları ile ilgili iddialar daha önce araştırma ve soruşturma komisyonlarının konusu olmuş, sonuçta Yüce Divana taşınmış ve verilen beraat kararları ile ülke zararına olmadığı, hiç kimsenin hiçbir menfaat temin etmediği, yasa dışı hiçbir işlemin yapılmadığı tescil edilmiştir. Geçmiş bir dönemi zan altında bırakan bu iddiaların açıklığa kavuşturulması için Anayasanın 97. maddesinin 2. fıkrası ile TBMM İçtüzüğünün 71. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2000 Yılında yapılan Mavi Akım ve Türkiye’nin Enerji Politikaları ile ilgili kapalı oturum tutanaklarının yayımlanması için gerekli işlemlerin yapılmasını arz ve talep ederim” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşmesi sona erdi. Başbakanlık Resmi Konut’taki haftalık olağan görüşme 1 saat 20 dakika sürdü.
RTÜK Başkanı Davut Dursun ve eski Başkanı Zahid Akman’ın da arasında bulunduğu 3′ü eski 9 RTÜK üyesi ve 5 bürokratı hakkında “idariyargı kararlarını uygulamamak suretiyle görevi kötüye kullandıkları” iddiasıyla açılan dava yarın devam edecek. Akman duruşmaya katılmazsa zorla getirilme kararı verilecek.
Görevden alınmasının ardından iade davası açan RTÜK Daire Başkanı Dr. Cengiz Özdiker’in, açtığı davalara ilişkin “yargı kararlarının uygulanmadığı” gerekçesiyle RTÜK yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine yapılan soruşturma sonucunda kamu davası açılmış ve bu kişilerin Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmalarına başlanmıştı. Son duruşmada RTÜK Üyeleri Zahid Akman ve Taha Yücel mazeret bildirerek duruşmaya katılmamıştı. Eğer Akman ve Yücel yarın duruşmaya çıkmazsa haklarında “zorla getirme” kararı verilecek.
Dava kapsamında sanıkların “görevi kötüye kullanmak” suçundan 1′er yıldan 5 yıl 3′er aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.